SAYIN ADNAN OKTAR'IN MPL TV İLE YAPTIĞI RÖPORTAJINDAN EKONOMİK KRİZE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (KASIM 2008)

- Şu ekonomik krizin nedeni malın durmasıdır, paranın durması, donmasıdır, üretimin donmasıdır. Yani dünya hırsıyla, dünya korkusuyla yarın endişesiyle insanlar paralarını tutuyorlar. Üreticiler de ne olur olmaz, ben  malımı satamam, para alamam, kredi alamam diye üretimi durduruyor. Depolarda da ne olur ne olmaz zam gelebilir bekletelim şeklinde oluyor. Almak isteyenler de ne olur ne olmaz belki ucuzlar belki pahalanır durduralım diyorlar. Toptan bir ölüm meydana geliyor.

- Bu krizden çıkılmasının yolu faizin kaldırılmasdır.  Yani İslami bankacılık tabir edilen bankacılık sistemine dönülmesidir. Yani bütün İngiltere'de, Amerika'da bunun başarılı olduğunu herkes gördü. Şu an krizden tek etkilenmeyen banka sistemi bu. Ve herkes de onlardan kredi alıyor şu an.  Hem Amerika'da hem İngiltere'de hem de Avrupa'da bu inceleniyor şu an. Yani buna geçiş düşünüyorlar. İslami bankacılığa. Bu bir. İkincisi vergilerin düşürülmesi gerekiyor. En azından geçici olarak düşürülmesi gerekiyor. Çok yüksek vergiler. Bu üretimi müthiş kamçılar. Üçüncüsü piyasaya yüksek para arzı gerekiyor. Yani halka geçici de olasa, bir süreliğine de olsa halkın maaşına zam yapılması gerekiyor. İşçilerin maaşına, memurların maaşına zam yapılması gerekiyor. Ve teşvik edilmesi gerekiyor. Yani alımın teşvik edilmesi gerekiyor. Yani bekletmeyin, gidip alın. Yani tüketimin teşvik edilmesi gerekiyor. Tabi bir de bu ahlaki sorundur. Eğitim yapılması. Tevekküllü olmak. Allah'a güvenmek. Yani gelecek korkusundan kurtulmak. Bu tedirginliği yaşamamak. Ve dürüst yaklaşmak. Ama daha da ilerisinde Kuran'da borcu olanın borcunu affetme vardır. Yani asıl sistemde bunun olması gerekir. İşin doğrusu. Borçların affedilmesi. Bunlar sağlanırsa ve özellikle de şu vizeler kalkarsa çok şaşırtıcı bir zenginlik olur. Yani nerenin ekonomik krizi. Yeryerinden oynar. Yani mal su gibi akar.

- Bir kere insan manevi bir varlıktır. Manevi güçlerinin kırılmaması çok önemlidir. Yani böyle ümitvar, neşeli, tevekküllü, Allah'a güvenen, geleceği de Allah'ın yaratacağını bilen bir ruh halinde olmak lazım. Allah tevekkül etmeleri ve çok samimi olmaları lazım. Bu zeminde çok önemli. Fakat bu kriz biraz riskli olabilir onu söyleyeyim. Yani şöyle olması lazım buna karşı: Hayvancılık ve tarımın çok ciddi şekilde birinci plana alınması gerekiyor. Hayvancılık ve tarımın. Yani diğer müesseselere devletin bir ise yardımı, bu müesseselere on olması lazım. Tarım ve hayvancılık. Yani bunun muazzam desteklenmesi gerekiyor. Yani birlik olan bir tarım üretimimiz varsa, birlik olan bir hayvan üretimimiz varsa, bunun üçe beşe çıkarılması gerekiyor. Bu muazzam bir önlemdir. Ve çok güçlü bir önlemdir. Yani tarım ve hayvancılığa önem vermek vahim bir gelişmeyi net durduracak bir yöntemdir. Ama bunun dışında birlik ve bareberlik ruhu, dayanışma ruhu paranın hareketlendirilmesi için insanlarımızın teşvik edilmesi. Yani paranın evde tutulmaması. Hareketlendirilmesi ve özellikle büyük meblağlardaki para yığınlarının, yığmalarının mutlaka çözülmesi. Bunların mutlaka piyasaya arzı. Yani çok zenginlerimizin büyük miktarda meblağları muhafaza etmemeleri. Bunu mutlaka piyasaya sürmeleri. Ve bu paranın kullanılması. Altının tutulmaması. Altının da piyasaya sürülüp kullanılması. Yani onun karşılığı biliyorsunuz para basılıyor. Altının muhafaza edilmemesi. Almanya ve yurtdışındaki kardeşlerimizin paralarının hiç vergi alınmadan Türkiye'ye getirilmesi. Yani şu an vergi alınıyor biliyorsunuz. Hiç vergi alınmadan almak. Direk valize bavula doldurup getirmesi. O kadar. Ben paramı getirdim diyecek ve hiçbir şekilde de hesap sorulmaması. Bir de niçin vergi alınsın.

- Mesela bankaların çok daha anlayışlı olup daha uzun vadeye yayılarak borçlarını istemesi. Mesela on ise yirmiye çıkarılması. Bekleme müddedi mesela on aylıksa yirmi aya çıkarılması. Gevşetmesi. Yani bu kasılma çözüldüğünde müthiş bir hareketlenme olur. Bir de dolarla alışveriş yapılmaması. Dolar ve markın kullanılmaması. Türk parası kullanılması  yani mutlaka. Yani dış olaydan etkilenmememiz için. Sürekli ihracata önem verilmesi. İthalatın mümkün mertebe durdurulması. Yani çok çok  önemli olmadıktan sonra ithalat yapılmaması. Ama sürekli ihracat yapılması. Bunlar da çok faydalı olabilir.

- Tabi bu iki kademeli düşünülmesi gereken bir konu. Bir acil açısından değerlendirilmesi gereken bir yön var. Bunda mesela gübre üretimi, traktör fabrikalarınn geliştirilmesi ve güçlendirilmesi. Tohumluk buğday, diğer sebze meyve üreticilerine yeteri kadar kredi verilmesi, ama bu kredilerin de kontrol edilmesi. Yani yerinde kullanılıyor mu? Boş alanların süratle tarıma açılması. Damızlık hayvanlar getirilmesi yurtdışından. Yani her türlü büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar getirerek hayvan üretiminin geliştirilmesi ve ıslahı. Bunlar acil olanlar. Yani zemin olarak bunlar çok hayati. Boş her türlü alanın kullanılması konuda. Ama ikinci aşamada daha önce söylediğim tedbirler. Ama bunların hepsinde bir kardeşlik ruhu, şevk ve heyecan çok önemli. Çünkü öbür türlü insanlar bitap oluyor. Korku içinde olan bir insan, yani paramı verecem beni mahvedecekler. Halbuki  kardeşlik ruhu içinde olursa adam bunları düşünmez. Yani devletin insanların etrafındaki insanların herkesin ona dostça ve kardeşçe yaklaşacağını bilirse, yani vahşi kapitalizm ruhunun olmadığını anlarsa çok daha hür olacaktır ruhu. Yani başının üstündeki ağırlık gidecektir. Bu çok önemlidir. Yani mesela şimdi bir insan işyerini kapatıyor, satıyor malını mülkünü ve evine kapanıyor. Ve hiçbir şey de mal mülk almıyor. İşte bu hayata küsmektir. Yani bu hayatı bir yönüyle durdurmaktır. Halbuki mücadele etmesi gerekir, gayret etmesi lazım. Ama burada hem vatandaşın hem devletin bankaların herkesin kardeşçe bir dayanışma içinde olması gerekir. Ve özellikle de bu faizin mutlaka ortadan kaldırılması gerekiyor.

-  Bu hayati bir gereksinme olur. Avrupa Birliği ya da Amerika ve Rusya hiç kimsenin dinlenebileceği gibi bir konu değil ki bu. Allah esirgesin bu açlık tehlikesini de beraberinde getirecek vahim gelişmelere sebep olacak bir şey olur. Yani bunun öyle tartışılabilir bir yönü yok. Avrupa Birliği değil isterse kim derse desin bu dinlenecek bir söz değildir. Tarım alabildiğine geliştirilmesi lazım. Ve boş olan işsiz olan insanlarımızın da tamamen bu alanlara kaydırılması gerekiyor ve süratle. Ve muazzam iş alanları gelişebilir. Yani elde edilen üretimin işlenmesi de gerekir. Mesela buğdayın işlenmesi ayrıdır, arpanın, çavdarın, patatesin. Bunlar için de bir çok sanayi kolunun kurulması gerekiyor. Yeni yeni iş alanları, yeni yen istihdam alanları oluşmuş demektir böyle bir durumda.  Bu Avrupa Birliğinin böyle bir teklif yapması zaten çok çılgınca bir teklif. Yani bunun kabul edilmesi diye bir konu asla olamaz. Mükemmel bir hayvancılık ve mükemmel bir tarım olması gerekir. Ve Türkiye'ye bol bol yeten ve ayrıca ihraç edeceği gibi bir üretim anlayışı olması gerekiyor. Böyle olduğunda bağımsızlığı da korumak mümkün olur, ekonomiyi de geliştirmek çok rahat mümkün olur. Yani zeminde bir kere güvenlik sağlanmış oluyor. Çok önemlidir. Bu sağlanmadığından çok çok riskli gelişmeler olabilir Allah korusun.

:: ANA SAYFA ::

Diğer Siteler - Email - Üye ol

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.

www.harunyahya.org