DÜNYA SIFIR FAİZE DOĞRU İLERLİYOR >>>

SAYIN ADNAN OKTAR'IN EKONOMİK KRİZ HAKKINDAKİ BAZI TESPİTLERİ

Ekonomik kriz ahirzamanın mühim bir olayıdır. Ehemmiyetsiz görülmesi çok yanlış olur.

DEVAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ >>>

SAYIN ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV İLE YAPTIĞI CANLI YAYIN RÖPORTAJI'NDAN EKONOMİK KRİZE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (21 Kasım 2008)

--- Şunu söyleyebilirim naçizane, tarıma son derece önem verilmesi gerekiyor şu dönemden itibaren, hayvancılığa son derece önem verilmesi gerekiyor, bu büyükbaş hayvanlar olabilir, kümes hayvanları olabilir, yani bununla ilgili çalışma yapan herkesin devlet tarafından ciddi şekilde desteklenmesi gerekiyor. Ve bizzat devletin de bu konuda bir faaliyet içinde olması gerekiyor. Tarımın da, Türkiye çapında tam anlamıyla desteklenmesi gerekiyor. Yani diğer alanların değil, özellikle bu iki alanın desteklenmesi ve tarıma ve hayvancılığa dolaylı yoldan destek veren her türlü sanayinin de desteklenmesi gerekiyor. Mesela tarımsal ilaçlar olabilir. Mesela traktörler, biçerdöverler, bunların imalatı, bunlarla ilgilenen her kesime devletin birinci dereceden destek olması gerekiyor.

--- İktisat tedbirlerine çok dikkat edilmesi gerekiyor. İsrafın tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor ve geniş çaplı uygulanması gerekiyor. Bunun ehemmiyetli olarak ele alınması gerekiyor. Ayrıca gıda stokunun çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Yani israftan kaçınılarak bunun kullanılması çünkü yiyecek israfı çok yaygın bugün Türkiye'de. Özellikle işyerlerinde muazzam yiyecek israfı yapılıyor. Bunun hemen durdurulması gerekir. Büyük işyerlerinde genellikle çöpe dökülüyor yiyecekler. Çok büyük bir tehlike. Bunun hemen durdurulması lazım. >>>

SAYIN ADNAN OKTAR'IN MPL TV İLE YAPTIĞI RÖPORTAJINDAN EKONOMİK KRİZE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ (Kasım 2008)

- Şu ekonomik krizin nedeni malın durmasıdır, paranın durması, donmasıdır, üretimin donmasıdır. Yani dünya hırsıyla, dünya korkusuyla yarın endişesiyle insanlar paralarını tutuyorlar. Üreticiler de ne olur olmaz, ben  malımı satamam, para alamam, kredi alamam diye üretimi durduruyor. Depolarda da ne olur ne olmaz zam gelebilir bekletelim şeklinde oluyor. Almak isteyenler de ne olur ne olmaz belki ucuzlar belki pahalanır durduralım diyorlar. Toptan bir ölüm meydana geliyor.

- Bu krizden çıkılmasının yolu faizin kaldırılmasdır.  Yani İslami bankacılık tabir edilen bankacılık sistemine dönülmesidir. Yani bütün İngiltere'de, Amerika'da bunun başarılı olduğunu herkes gördü. Şu an krizden tek etkilenmeyen banka sistemi bu. Ve herkes de onlardan kredi alıyor şu an.  Hem Amerika'da hem İngiltere'de hem de Avrupa'da bu inceleniyor şu an. Yani buna geçiş düşünüyorlar. İslami bankacılığa. Bu bir. İkincisi vergilerin düşürülmesi gerekiyor . En azından geçici olarak düşürülmesi gerekiyor. Çok yüksek vergiler. Bu üretimi müthiş kamçılar. Üçüncüsü piyasaya yüksek para arzı gerekiyor. Yani halka geçici de olasa, bir süreliğine de olsa halkın maaşına zam yapılması gerekiyor. İşçilerin maaşına, memurların maaşına zam yapılması gerekiyor. Ve teşvik edilmesi gerekiyor. Yani alımın teşvik edilmesi gerekiyor. Yani bekletmeyin, gidip alın. Yani tüketimin teşvik edilmesi gerekiyor. >>>

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZ AHİR ZAMAN ALAMETLERİNDEN
BİRİ OLABİLİR Mİ?

Geçtiğimiz Ekim ayının başı, başta ABD'de olmak üzere dünya ekonomisinde uzun süredir sinyal veren tarihi bir krizin başlangıcı oldu. Bazı uzmanlarca krizin 1929 yılında yaşanan ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhranı bile gölgede bırakabileceği öngörüldü.

Ancak birçok ülkeyi ortak kararlar alıp tedbir uygulamaya yönelten bu krizin ekonomik yönünün dışında önemli bir özelliği daha var. Bu kriz, önümüzdeki dönemde dünya tarihinde gerçekleşecek önemli olayların bir işareti olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.) 

DEVAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ >>>

EKONOMİK KRİZİN ÇÖZÜMÜ

Son dönemlerde Amerika başta olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerinde cereyan eden ekonomik kriz sonucunda piyasalarda başgösteren durum, bir kısım yabancı basın organlarında "Darwinizm maliyesi - bankaların güçlü olanının ayakta kalması" şeklinde yorumlanmıştır. Bazı basın organlarında ise şu anda söz konusu ülkelerinin pazarını "Darwinizm'in idare ettiği" iddia edilmiştir.

Bu yakıştırma, Darwinist düşünceye temel alınmış olan "güçlü olanın zayıf olanı yenmesi" kavramı sebebiyledir. Oysa güçlü olanın zayıfı ezmesi kavramı, Darwin'in söylemesiyle var olmuş bir kavram değildir. Bu kavramı var eden Darwinizm değildir. Dolayısıyla piyasalarda güçlü bankaların ayakta kalmasıyla, hayali bir Darwinist kavram haklı çıkmamış, bu durum Darwinizm'e bir örnek teşkil etmemiştir.

Güçlü olanın zayıfı yenmesi teknik anlamda gerçektir. Buldozerle balta elbette ki bir değildir. Güçlü bir makine zayıf bir makineyi parçalar kuşkusuz. Ama bu yalnızca teknikte böyledir. Ancak yanlış olan bunu bir ahlak kaidesi haline getirmek, "eğer güçlüyse ayakta kalmalı, mutlaka haklı olmalı" mantığıyla hareket etmektir. "Güçlü olanın mutlaka zayıfı yenip yok etmesi gerekir" düşüncesiyle hareket etmek büyük bir yanılgıdır, bir felaket habercisidir.

DEVAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ >>>

EKONOMİNİN BOZULMASI HZ. MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİDİR

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi'nin çıkışının alametleri çok detaylı olarak belirtilmiştir. Bu alametlerin neredeyse hepsi, Hicri 1400 (1979)'ün başından beri ardı ardına ortaya çıkmaktadır. Peygamberimiz (sav), Fırat'ın suyunun kesileceğini, Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulması olacağını, Irak'ın ve Afganistan'ın işgal edileceğini, gökyüzünde olağanüstü olaylar yaşanacağını, büyük depremler olacağını, birbirini takip eden fitneler meydana geleceğini, anarşi ve kargaşanın artacağını, sosyal bozulmaların yaşanacağını haber vermiştir ve bunların her biri gerçekleşmiştir. Peygamberimiz (sav)'in bildirdiği Hz. Mehdi'nin zuhur alametlerinden biri de, ekonomik sıkıntıların artması ve büyük bir ekonomik durgunluk yaşanmasıdır. Hz. Muhammed (sav), ahir zamanda ticaretin durgunlaşacağını, herkesin az kazançtan şikayet edeceğini, hayat pahalılığının artacağını, kısaca ciddi ekonomik bunalımlar yaşanacağını bildirmiştir. 2008 YILINDA BAŞLAYAN VE DÜNYA ÇAPINDA OLUŞAN BÜYÜK EKONOMİK KRİZ, 1400 YIL ÖNCE PEYGAMBERİMİZ (SAV) TARAFINDAN HZ. MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİ OLARAK BİLDİRİLMİŞTİR.  Aşağıda açıklamarıyla beraber bu hadislerden bir kısmı sunulmuştur.

DEVAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ >>>

İZLANDA NEDEN ŞU ANDA 'BATIK ÜLKE'?

Tüm dünyada özellikle Amerika'yı ve gelişmiş Avrupa ülkelerini sarsan küresel mali kriz, özellikle İzlanda'yı etkilemiş ve bu ülkeyi finansal yönden çöküşe götürmüştür. Bir kısım basın İzlanda'yı "Batık Ülke" olarak tanımlarken, bazıları ise krizin İzlanda'yı "yuttuğunu" belirtmişlerdir. Peki acaba küresel kriz tüm dünyayı etkilemiş olmasına rağmen, neden özellikle İzlanda iflasın eşiğine gelmiş durumdadır?

Küresel mali krizin sebebi, insanların faiz sistemine bel bağlamaları nedeniyle bankalara yoğun yatırımlar yapmaları ve bu nedenle de piyasada para akışı, üretim, alım satım olmamasıdır. Fakat İzlanda'yı söz konusu çöküşte özel kılan şey, İzlanda bankalarının önermiş oldukları oldukça yüksek faiz oranlarıdır. İngiltere başta olmak üzere diğer ülkelerden de yatırımcılar, yüksek faiz nedeniyle İzlanda bankalarını tercih etmiş fakat bankalar vaadlerini karşılayamamışlardır.

DEVAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ >>>

21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde dünyanın pek çok bölgesinde çözüm bekleyen sorunlar, üzerinde uzlaşma sağlanması gereken çeşitli anlaşmazlıklar devam etmektedir. Çözüm bekleyen konuların önemli bir kısmı, Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları toprakları doğrudan ilgilendirmektedir. Bunun yanı sıra, son dönemde sesleri gittikçe yükselen "medeniyetler arası çatışma" savunucularının Müslümanları itham eden propagandaları nedeniyle, İslam dünyası, çeşitli çevreler tarafından hedef gösterilmeye çalışılmaktadır.

Böyle bir dönemde Müslüman ülkelere ve tüm dünyaya barışı ve huzuru getirecek tek çözüm İslam Birliği'nin sağlanmasıdır. İşte Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan islambirligi.org, bu birliğin önemini, neden ve nasıl sağlanması gerektiğini, tüm dünya için taşıdığı önemi anlatmak için hazırlandı.

Dünya bu birlikten bahsediyor. Dünyayı bekleyen aydınlık gelecek bu "birlik"te. Mutlaka ziyaret edin! >>>

Türkiye'nin Liderliğinde Türk Birliğinin Desteğinde
Türk-İslam Birliği

Türk-İslam dünyasının bir olması vakti gelmiştir. Dini, dili, örfü, geleneği, göreneği bir olan bu toplumların birleşmemesi, ortak hareket etmemesi için hiçbir sebep yoktur. Çoğunluğu aynı dili konuşan, bir olan Allah'a iman eden, Peygamberimiz (sav)'e gönülden teslim olmuş ve içten bir saygıyla O'nu seven, İslam ahlakının gereği olan misafirperverliği, sevgiyi, fedakarlığı, tevazuyu, candanlığı, vefakarlığı yaşayan kısacası özleri, kanları, canları bir olan Türk-İslam toplumları için birlik olmak büyük bir kolaylık ve nimettir. Bu milletler arasındaki mevcut ayrılık ise, son derece suni ve gereksiz bir ayrılıktır. Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk-İslam dünyası birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde, Allah'ın izniyle, yeniden şahlanacaktır. DEVAMI >>>

Türk-İslam Birliği Neden
Gereklidir?

Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir. Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık, yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulmasıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.

Birlik olmak Türk-İslam dünyasına müthiş güç kazandıracaktır. İnananların birliğini güçlü kılan imanları ve ihlaslarıdır. Gerçek dostluk ve ittifak ancak samimi iman ile kurulur. Müminler, birbirlerini araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar. Temeli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz. DEVAMI >>>

Diğer Siteler - Email - Üye ol -

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org